Goblinlerin zindanına sabaha karşı iki tutsak daha getirilmişti. Bunlardan biri, alnında yıldız dövmesi olan bir adamdı. Goblinlerin yakaladıkları tutsakları götürdükleri mağraya gizlice girmeye çalışırken yakalanmıştı. Diğeriyse, bu adam yakalandıktan ve zindana götürülüp hapsedildikten sonra, mağrayı zindanlara bağlayan geniş demir kapının önünde baygın halde bulunmuştu. Uzun boyluydu ve saçları omuzlarına geliyordu. ''Ne şans!'' dedi onu bulan goblin. ''Bir günde iki insan yakalamak! Aptal insanlar kapımıza kadar gelip kendilerini teslim etmek!'' Ve sonra onu ayağından tutup sürükleyerek diğer mahkümün bulunduğu hücrenin bitişiğindeki hücreye koydu. Bu hücrenin doğuya bakan duvarında, yani iki hücrenin arasında yaklaşık bir metre genişliğinde bir pencere vardı. Ancak demir parmaklıklarla diğer hücreye geçiş engellenmişti. Kuzeyinde ise tutsakların giriş çıkışını sağlayan demir bir kapı ve batısındaki duvarın ortasında, birbuçuk metrelik açıklıkta, yerden tavana kadar uzanan demir parmaklıklar vardı.

Bu tür zindanlardaki hiyerarşi, sırasıyla üç kademeden oluşur; gardiyanlar, mahkümler ve sıçanlar. Şu an sözkonusu olan zindan bir goblin zindanı olduğu için, gardiyanlar goblinler ve hobgoblinlerden (goblinlerin daha iri ve uzun boylu olan kuzenleri) oluşuyordu. Tutsaklar, yakınlarda başka bir ırk bulunmadığı için genellikle insanlardı. Sıçanlar ise, eh, bu tür karanlık dehlizler onların yaşam alanıydı. İyi beslendikleri için oldukça irileşip, bir insan için olmasada goblinler için kimi zaman orta derecede bir tehdit oluşturabilirlerdi.
Hücresine hapsolduktan birkaç saat sonra, batı hücresindeki uzun saçlı adam kendine geldi. Başında büyük bir ağrı hissetti. Ayağa kalktı hücre kapısına doğru ilerledi. Hücrenin dışında bir goblin oturmuş, masasının üstündeki yiyecekleri kemirmekle meşguldü. Tam o anda yan hücreden bir insan sesi duyuldu.
''Hey!''
Döndü ve sesin geldiği yere baktı. Alnında yıldız dövmesi olan bir adam demir parmaklıklı pencereden ona sesleniyordu:
''Yabancı! Buradan çıkmamız gerek!''
''Hafızam... Hiçbir şey hatırlamıyorum! Kendi ismimi bile... Buraya ne amaçla geldim?'' dedi yabancı.
''Goblinler muhtemelen arkandan sinsice saldırmışlardır. Lanet olası goblinler... Hadi hücrede etrafına bir bak. Senin tarafında dışarı çıkmak için bir yol olması gerek. Ben burda hiçbir yol bulamadım.'' diye cevap verdi diğer adam.
''Tamam bekle.'' dedi yabancı ve arkasını dönüp hücresini incelemeye başladı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder